Kanat Dizaynlarında Son Gelişmeler ve 2011 Sezonu

Moderatörler: Eğitmen, Yardımcı Eğitmen

Kanat Dizaynlarında Son Gelişmeler ve 2011 Sezonu

Mesajgönderen Barış Tura tarih Sal Şub 01, 2011 9:28 pm

Selamlar arkadaşlar..

2008 sonu ve 2009 dan bu yana Yamaç Paraşütünde tasarım ve aerodinamik anlamda daha önceden zor gördüğümüz bir çok radikal değişiklik gerçekleşti ve halen kendi içinde devam ediyor. Yamaç paraşütü bu açıdan bakıldığında oldukça ilginç bir spor haline gelmekte ve halen kendi içinde evrilmekte. Bahsedeceğim son gelişmeler genelde yamaç paraşütünde tasarım aşamasındaki son nokta olan yarışma kanatlarında ki yenilik ve değişimleri içeriyor, yarışma kanatları pilotlar içinde azınlığa hitap etse de genede şu gerçek ki tasarım aşamasında ki bu son yenilikler 3-4 yıllık ileri periyotlara dağılarak orta sınıf kanatlar ve başlangıç seviyesindeki kanatlara kadar yansıyor ve yamaç paraşütü pilotlarına güvenlik ve performans olarak geri dönüyor. Tabi bu teknolojilerin ilk doğduğu , uçulduğu ve denenme sahası bulduğu yerler yamaç paraşütü yarışmaları oluyor.

Özellikle son 2 yıldır DHV 2 kategorisinde çıkan kanatların performans ve güvenliğinde bu gelişmelerin katkısını görebilmekteyiz. Ozone - Swing ve UP oldukça başarılı DHV 2 sınıfı kanatlar çıkardılar. Özellikle Swing'in çıkarmış olduğu Mistral 6 DHV 2 kategorisinde gerek aspect ratio 'su gerekse de sunduğu güvenlik/performans ve uçuş zevki açısından beklenenden çok üzerini verdi.

2005 ten bu yana 2009 a kadar yarışma kanatları istikrarlı bir şekilde uçulabilirlik ve kullanabilirliğini koruyarak aspect ratio'larını ve performanslarını artırarak dengeli bir gelişim gösterdiler bu süreçte özellikle rekabet fazla bozulmadan GIN Bomerang serisi , Paragliding World Cup ayaklarında çoğunlukta tercih edilen kanatlar oldu, bununla birlikte diğer kanatlar da dengeli rakamlarda yarışmalarda yer aldılar. Bu süreçte GIN Firması Bomerang serisini geliştirmeye devam etti. GIN in getirdiği radikal bir yenilik 2007 senesinden sonra kanatları daha kubbe şeklinde tasarlaması oldu, kanatların aspect ratio sunu artırırken daha eğimli dizaynlara yöneldi bu basit görünmesine rağmen oldukça karmaşık bir süreçti, bu yeniliğin getirisi özellikle termik hislerinde kanadın feed back (geri dönüm) lerinin oldukça güçlenmesi , zayıf termikte tutunabilme ve termik tırmanma performansında gözle görülür bir artış kaydedilmesiydi. GIN'in başarılı dizaynları ve gösterdiği başarı ile birlikte yamaç paraşütündeki son yıllardaki değişimlerden birisi olarak diğer yarışma kanadı dizayn eden firmalarda benzer yollardan gittiler. Özellikle Niviuk firması da ICE PEAK serisi ile aynı yolu izledi ve başarılı modeller le yarışmalarda boy gösterdi, ICE PEAK serisi çıkış yaptığı zamandan bu yana her sene Dünya Kupası ayaklarında yer buldu, 2010 da PWC Superfinal Denizli' de yeni ICE-PEAK protolarını da gözleyebilme şansımız oldu. Ve yarışma kanatları aspect ratio ları artarak ama aynı zamanda daha kubbemsi yapılar kazanarak geliştirilmeye devam etti.

Kanatlardaki görünüş oranı (Aspect Ratio) nın artması ile birlikte gelen performans artışına nispeten kanatları uçulabilir kılmak için çeşitli teknolojiler denendi ve geliştirildi. Bazıları tuttu bazıları tutmadı. Gın'in geliştirdiği Rigifoil sistemi ilk defa çıkılan bu yüksek Aspect Ratio rakamlarında kanatlarının uçulabilir olmasında önemli bir etken oldu , hücrelerin üzerine yerleştirilmiş özel plastik destekler yüksek aspect ratio oranlarına rağmen kanadı trim hızında ve speed li kullanımda daha bütün uçurmaya ve rijit tutmaya oldukça yardımcı oldu ve halen geliştirilmekte. Benzer teknolojileri de diger firmalar kullanmakta ve şu an DHV 1-2 / 2 / 2-3 kanatlarda kullanılmakta.

Bu gelişmeler ile birlikte uç nokta da çıkışlar yapan ve farklı dizaynlar tasarlayan firmalar da oldu. Fakat bu firmalar seri üretimde kar amacı gütmekten ziyade test pilotlarının ve dizaynırlarının yarışmalarda özel kullanımı için ürettikleri modeller le Dünya Kupası ayaklarında çok fazla yer bulamadılar ve azınlıkta kullanılan kanatlar oldular. Bunlara örnek olarak Airwave Magic FR5 ve Aircross Ultima serisini verebiliriz. Mesela Aircros U3 daha 2005 senesinde 7.5 aspect ratio ile Aircross U4 ise 2008 senesinde 8.4 A.R. ile çıktı ama getirdikleri performansa nispeten uçulabilirlikleri çok düşüktü ve zordu. Yarışma kanatlarının gerçek performansı kanadın limitlerine yaklaşıldığında ortaya koyulmaktaydı, bu dizaynlarda ise limitlere yaklaşıldığında uçulabilirlik ve kanadı kontrol etmek oldukça zorlaştığı için pilot yarışmadan mental olarak kopmakta ve kanatla çok fazla uğraşmak durumunda kalmaktaydı. Airwave Magic FR 5 2009'da 8.5 A.R. ve oldukça yüksek bir kanat ağırlık yüklemesi ile çıkış yaptı ama çok tercih edilen bir kanat olmadı şu an halen 8.5 A.R. oranlı bir kanat bu model dışında mevcut değil. Bu bahsedilen dizaynlar kanadı çok çok iyi bilen kanadın dizaynırı ve ya firmanın kendi test pilotlarının dışında başka pilotlarda başarı gösteremediler. Bunun başlıca sebebi , yüksek A.R. oranlarına nispeten uçuş stabilitesini dengeleyecek teknolojileri dizayna adapte etmeden çıkış yapmaları oldu. Sunulan performansa nispeten kanadı türbülanslı ortamlarda tutabilmek ve yarışma ortamında speed li uçuşları rahat yapabilmek oldukça güçleşiyordu. bu sorunlar nispeten Aircross U4 Modelinde daha azdı ve yarışmalarda kendine yer buldu ve Dünya kupası ayaklarında yer aldı.

Bu şekilde 2009 'a gelindiğinde Ozone Performans Project çalışması altında Ozone Bhpp modeli ile az sayıda deneme yarışmasına katıldı ve gözle görülür bir performans farkı ile ilk sıralarda yer aldı, fakat üretilen proto da Ozone 'nin kullandığı yeni bir teknoloji olan neredeyse hücum kenarından firar 'a kadar yer alan karbon fiber çubuklar kullanılmıştı. Bu nokta da yeterli sayıda yarışmaya katılınmadığı için elde edilen başarının referans olamayacağı ve kanadın dizayn yapısı ile yamaç paraşütü olarak tanımlanıp tanımlanamayacağı konusunda tartışmalar yaşandı. Hatta ufaktan dalga bile geçildi. :). Bu gelişmeler ile birlikte Ozone, Bhpp de geliştirdiği teknolojiyi fiber karbon çubukları kısaltarak 2009 da başarılı işler çıkaran MANTRA R09'a uyarladı ve MANTRA R10.3 ve bununla birlikte radikal bir çıkışla ilk iki kolonlu kanatlardan olan R10.2 'yi yeni yarışma kanatları olarak duyurdu. 2009 'da Mantra R09 verdiği performans ve R10 protolarının başarılı deneme uçuşları ile geçmiş yıllarda GIN 'in Bomerang serisiyle yaşattığı kırılma noktası 2009 da Ozone tarafından gerçekleşmiş oldu böylece. R10 serisi gözle görülür oranda bir performans farkı ile doğdu ve 2010 da en fazla tercih edilen yarışma kanadı oldu , diğer yıllardan farklı olarakta dengeler ciddi anlamda değişmiş oldu.

Geçmiş PWC Dünya Kupası ayaklarında yarışma kanatları dengeli bir şekilde dağılmaktayken 2010 daki Paragliding World Cup 'un 5 ayağında ve Denizli'de gözlemleme şansımız olduğu PWC Super Final'de yarışan kanatların neredeyse %75 'i R10.2 oldu. Tek modelin bu kadar tercih sebebi olması geçmiş yıllarda çok gözlenmemişti. Ozone MANTRA R10 serisi özellikle türbülanslı ortamlarda sunduğu performans ve pitch kontrol ile gözle görülür bir fark yarattı. Özellikle yarışmalarda kafa rüzgarına doğru gidilen rotalarda ve türbülanslı bölgelerde R10 serisi, diger kanatlara nispeten bariz bir performans farkı ortaya koydu, bununla birlikte hız olarakta en yakın rakiplerinden nispeten biraz daha önde bulunmataydı. Sunduğu bu performansa nispeten diğer kanatlara nazaran pilotu daha az uğraştırması ve güçlü feed back hisleri ile R10 2010 da dünya kupası pilotlarının çoğu tarafından tercih edildi, ve dengeler değişti.

R10 serisinde yakalanan bu başarı, Ozone firmasının, Performans Project 'de kendine has bir yol izlemesi ile gerçekleşti. Ozone test pilotu ve dizaynırı Russel OGDEN ve ekibi, son yıllardaki A.R. oranını artırmak ve kanadı daha ovalleştirmek üzerine kurulu gelişim evreleri yerine A.R. oranını dengeli bir şekilde tutarak (A.R. 7.4) daha flat bir dizayn için çalıştılar ve bunu Ozone Bhpp de geliştirilen fiber carbon çubuk teknolojisi ile desteklediler (tabi dizaynı böyle basit açıklamak kadar kolay değil .:). ). Son yıllarda kanatların A.R. oranlarındaki hızlı artış yarışmalardaki rekabetle de birleşince performans/güvenlik sarmalında performansın ön plana itilmesine sebep olmuş ve kanatların uçabilirliği düşmüştü. Özellikle Bomerang 7 (8 A.R.) ve Niviuk ICE-PEAK 4 (8.4 A.R) ve benzer modellerde son teknolojilere rağmen yüksek A.R den dolayı , speedli yüksek hızlarda, kafa rüzgarına doğru yapılan uçuşlarda kanat güçlü kanat ucu vortex lerinden dolayı , dalgalanmakta ve türbülanslı ortamlarda oldukça instabil olabilmekteydi ve yarışmalarda asıl kıstas olan hızdan da kaybedilmekteydi.. Aslında bunun ana sebebi birazda son yıllarda bozulan dengelerden dolayı firmaların birbirlerine hızlı cevap vermek istemeleri ve dizaynların gelişme aşamalarının eskiye nispeten daha az zamanlara sığdırılmasıydı.

Ozone süregelen geleneğin dışına çıkarak yamaç paraşütün de yeni bir yol göstermiş oldu. Bu açıdan bence 2008-2010 yılları da Y.P. açısından yeni bir kırılma noktasını içeren yıllar oldu. Ozone A.R. yi zorlamayarak daha düz bir yapıda ama daha STABİL uçabilen bir kanat yaptı, bunu carbon çubuk ve 2 kolon teknolojisi ile destekledi. İp sayısının azlığından dolayı sürtünme yüzeyi oldukça azalan, ve bhpp tabanlı tasarım ile çok daha stabil ve rijit uçabilen R10.2 'lerle pilotlar yarışmalarda türev kanatlara göre türbülanslı ve termikli oramlarda çok daha kolay speed kullanabildiler ve daha rahattılar, bununla brlikte R10.2 asıl performansını kafa rüzgarına yapılan speed li uçuşlarda gösterdi ve fark yarattı. Daha rahat kulanılabilen , daha kolay hızlanabilen, türbülanslı ortamlarda daha rijit ve tutunarak uçabilen bir kanat. 2010 sezonunda yarışmalarda beraber uçtuğumuz Yurdaer(Boom7) , Semih(Boom7) ,Hilmi (Up XD-70 Proto) pilotlar olarak yaptığımığız gözlemlerde de performans farkını gördük.

Gin özellikle Boom5 'te yakaladığı güvenlik/performans dengesini sonraki 6 ve 7 de koruyamadı. Özellikle R10 serisine cevap verebilmek için Boom 6 nın üzerinden henüz bir sene geçmişken hızlı bir şekilde Boom 7 yi cevap niteliğinde sundu fakat kısa geliştirme aşaması geçiren bu model GIN önceki modellerdeki güvenlik/performans dengesini koruyamadı ve şikayetler aldı. 2010 Sezonunda Çin deki dünya kupası ayağında aynı gün arka arkaya Gın test pilotu, ardından Savaş abi ve ardından da Yurdaer rotorlu take off çıkışında asimetrik yiyerek malesef çaktılar ama hiçbirinde birşey yoktu. :). Kapanma sonrası kanadın uçuşa dönmesi zaman alıyordu ve deep stall a düşebiliyordu. Tabi bu anlatılanlar Boom7 nin kötü bir kanat olduğu manasında değil sadece olan olaylar. Sonuçta yarışma kanadı ile uçulmakta. Bununla birlikte Bomerang pilotlarının artık önceki modellerdeki uçuş rahatlığı Boom7 de hiç bulunmuyordu. Bu da ezber bozdu..

Bu gelişmeler ile birlikte 2 kolon teknolojisinin ve yüksek A.R oranlarının getirdiği bazı problemler de mevcut. Özellikle cross uçuşlarında sıkça kullanılan bulut altı geçişlerdeki kulak kapama yöntemi irtifa kaybetmek için rahat kullanılamamakta. İp yapısından dolayı kulak kapama'da kanat çok stabil davranmamakta. Bu da XC ve yarışma uçuşlarında bulut çekimleri ve bulut geçişlerinde daha dikkatli olunmasını gerektiriyor. Ayrıca yüksek A.R. oranlarına bağlı kanat yapısı ve iplerin uzun olması Yarışma kanadı kullanan pilotlara extrem durumlarda ve irtifa kaybederken daha yüksek G kuvveti olarak geri dönmekte. 2 kolonda iplerin dayanımı açısından ise Ozone dealeri Yiğit'in verdiği bilgilere göre R10 serisi 1000 Kg. lık yük testlerini başarı ile geçmiş durumdalar.

2011 sezonunda Gin iki kolonlu Bomerang 8 ile ve UP de iki kolonlu yeni yarışma kanadı ile Ozone'a cevap veriyorlar. 2011 PWC nin ilk ayağı olan Kolombiya'da Boom8 proto ile yarışan Semih, şu an için Boom8 ile Mantra R10 'nun verimliliğinin aynı olduğunu belirtmekte ve Niviuk 'ta ICE PEAK 5 ile yarışmalarda boy göstermek te. Bundan sonra rekabet 2 kolonlu olarak devam edecek ve yıllardan beri süregelen A.R. oranlarındaki artış duraksayacak ve firmalar mevcut A.R. oranlarında kanatları daha stabil hale getirebilmek ve 2 kolonlu modelleri geliştirmeye ağırlık verecekler gibi.. Sonrasında ise hangi modelin bir kırılma noktası yaratacağı ve yeni yollar çizeceğini göreceğiz.. Ve kendini kanıtlayan teknolojiler seri üretimdeki başlangıç ve orta seviyedeki kanatlarda güvenlik ve performansı artırmaya devam edecek...

Barış
Yamaç Paraşüt Okulu
www.yamac.gen.tr
Barış Tura
Onursal Üye
 
Mesajlar: 130
Kayıt: Cmt Kas 19, 2005 11:45 pm
Konum: Denizli
Ad-Soyad: Barış Tura

Re: Kanat Dizaynlarında Son Gelişmeler ve 2011 Sezonu

Mesajgönderen Barış Tura tarih Cum Şub 04, 2011 12:03 am

Bu arada bir düzeltme arkadaşlar. PWC Çin Dünya Kupası ayağında take off ta sorun yaşayan pilotlardan olan Gin'in test pilotu değil takım pilotuydu bunu gözden kaçırdım..

Colombiya'dan yeni gelen haberlerde Niviuk ICE-PEAK lerde 2 kolonlu olarak yarışmalarda yer aldılar. Bu seneki Dünya Kupası ayakları 2 kolonlu dizaynların kapışmalarına sahne olacak, ve bundan sonra da sanırım yani 2011 ve sonrasında hiçbir zaman 3 kolonlu yarışma kanatları göremeyeceğiz.

Yarışma da dikkat çeken başka bir nokta da ortalama 40. 50. sıralarda bulunan bir UP pilotunun 6. task gününde task 'ı 1. bitirmesi oldu. 120 ye yakın kanadın içinde (Boom, Ice-Peak, R11 Proto ) sadece 2 tane UP EDGE XR bulunduğunu düşünürsek ve 6. task gününde radikal bir task uçulmadan teknik rekabetin üst seviyede yaşandığı bir task gününde UP EDGE XR 1. geldi. Ve diger task günlerinde de 2 UP iyi iş çıkardılar. Şartlar normal olan bir günde şans faktöründen uzak net bir sonuç olduğunu görüyoruz bu da UP'nin de 2011'de R10 a cevap verebildiğinin bir göstergesi olacak gibi. Tabi sadece bir yarışma şu an için net bir veri değil. Bununla birlikte EDGE XR bizlerin dikkatini çekmiyor değil şu sıralar. :).

Kararsız durumdayız...
Yamaç Paraşüt Okulu
www.yamac.gen.tr
Barış Tura
Onursal Üye
 
Mesajlar: 130
Kayıt: Cmt Kas 19, 2005 11:45 pm
Konum: Denizli
Ad-Soyad: Barış Tura

Re: Kanat Dizaynlarında Son Gelişmeler ve 2011 Sezonu

Mesajgönderen selcuk_bjk tarih Pzr Şub 06, 2011 5:11 am

Abi çok güzel bir yazı olmuş baştan sona keyifle okudum.Lakin ilerisi için düşüncelerimde bu teknoloji böyle geliştikçe artık yarışma tipi yada başlangıç seviye gibi sınıflandırmalar kalmayacak gibime geliyo.Bütün kanatlar az çok birbirine benzeyecek ve her pilot seviyesi ne olursa olsun aynı kanatla uçabilecek gibime geliyor.Yazıdan bu sonucu çıkardım özellikle gelişimin a.r.den kanadın kendi iç dinamiksel dizaynına dayanan ar-ge çalışmalarına doğru kaydığını düşünürsek çok uzun bir zaman sonra değil belki 10-20 yıl sonra tek tip kanat olacaktır gibime geliyo.Yazı için tekrar teşekkürler
Kullanıcı avatarı
selcuk_bjk
Eğitmen
 
Mesajlar: 100
Kayıt: Sal Ara 27, 2005 9:03 pm
Konum: Selcuk Bezmez
Ad-Soyad: Selçuk Bezmez

Re: Kanat Dizaynlarında Son Gelişmeler ve 2011 Sezonu

Mesajgönderen Barış Tura tarih Pzt Şub 07, 2011 5:21 pm

Selam Selçuk

İlerisi nasıl gelişecek ve ilerde hangi süzülüş ve hız rakamlarına ulaşılacak aslına bakarsanız tam olarak bilemeyiz. Ama belli bir süre sonra kanatların test aşamaları ve sınıflandırılmaları tekrar değişime uğrayabilir ama genede yarışmalar olduğu ve performans/güvenlik geliştirilmesi için gözetilen faktörler olduğu sürece kanatlar Y.P.'de hep sınıflara ayrılacaktır. Çünkü her zaman için birbirinden farklı performanslar da kanatlar üretilecektir çünkü her zaman için daha fazla performans gözetilecektir, ve havacılıkta sadece Yamaç Paraşütü' nde değil hangi hava aracı olursa olsun ne kadar performans talep edilirse uçulan hava aracıda o kadar pilotaj talep etmektedir. Bu göz önünde bulundurulduğunda tek tip kanatlara geçmek değil ama ilerde çok daha performanslı ve güvenli kanatlarla başlangıç ve orta seviye pilotlar uçabilecek diyebiliriz. Günümüz için bile artık Yamaç Paraşütü eskilere nazaran uçuş güvenliği ve pasif güvenlik açısından oldukça güvenli hale gelmiş durumda.

Bununla birlikte dikkat çekmek istediğim bir nokta şu ki ; kanatların A.R. oranlarını ve ya hızlarını , sink rate rakamlarını , trim ve max. hızlarını direkt performans kriteri olarak algılamaktayız, tabi ki kanatları kıyaslarken ve bir kanat hakkında fikir edinmek istediğimizde bu rakamlar bizler için referans ama bu rakamlar kanadın gerçek bir uçuştaki performansını değerlendirmek için yeterli değildir, önemli kıstaslar ise

* kanadın havadaki davranışları
* sunduğu performansa nispeten uçabilirliği ve rahatlığı
* feed back hisleri
* termik tırmanışı
* rüzgar üstü uçuşlardaki karakteristiği
* max performans limitlerine yaklaşıldığında ki karakteristiği
* türbülanslı ortamlardaki uçuşu-talep ettiği pilotaj-havada tutunması

ve bunun türevi bir çok faktör.

Bu yukarıda bahsedilen faktörler içinse en gerçekçi bilgileri o kanat ile gerçek uçuş yapan pilotların geri dönümlerinden algılayabileceğimiz , yarışmalardan fikir edinebileceğimizdir. Yani kanatla gerçek bir ortamda farklı hava şartlarında uçulması. Bundan dolayı Yamaç Paraşütünde bir kanat 'ın geliştirilmesi özellikle ileri performans kanatlarının geliştirilmesi gerçekten çok fazla bir AR-GE süreci ve bununla birlikte geliştirme süreci ve emek istiyor. Kanat dizayn edildikten sonra prototipleri dünyanın farklı noktalarında ve farklı havalarda deneniyor ve yarışmalarda uçuyor ve geliştirilmeye her zaman devam ediyor.
Yamaç Paraşüt Okulu
www.yamac.gen.tr
Barış Tura
Onursal Üye
 
Mesajlar: 130
Kayıt: Cmt Kas 19, 2005 11:45 pm
Konum: Denizli
Ad-Soyad: Barış Tura

Re: Kanat Dizaynlarında Son Gelişmeler ve 2011 Sezonu

Mesajgönderen Barış Tura tarih Pzt Şub 14, 2011 12:31 pm

Şu ana kadar hiç yarışma kanadını görmediğimiz APCO da yeni iki kolonlu yarışma kanadını duyuracak gibi. Resimleri ulaştı. Hayrolsun bakalım, bu sene neler oluyor böyle.. :).
Yamaç Paraşüt Okulu
www.yamac.gen.tr
Barış Tura
Onursal Üye
 
Mesajlar: 130
Kayıt: Cmt Kas 19, 2005 11:45 pm
Konum: Denizli
Ad-Soyad: Barış Tura

Re: Kanat Dizaynlarında Son Gelişmeler ve 2011 Sezonu

Mesajgönderen olcay tarih Pzt Şub 14, 2011 4:03 pm

allah belasını versin o apco nun
ni la!!!
Kullanıcı avatarı
olcay
Mezun Üye
 
Mesajlar: 556
Kayıt: Cum Kas 11, 2005 2:03 pm
Konum: Olcay ÜNAL

Re: Kanat Dizaynlarında Son Gelişmeler ve 2011 Sezonu

Mesajgönderen Barış Tura tarih Sal Şub 15, 2011 10:29 am

Dök kardeşim içini rahatla. Çok kişiler senin gibi düşünüyor. :).
Yamaç Paraşüt Okulu
www.yamac.gen.tr
Barış Tura
Onursal Üye
 
Mesajlar: 130
Kayıt: Cmt Kas 19, 2005 11:45 pm
Konum: Denizli
Ad-Soyad: Barış Tura

Re: Kanat Dizaynlarında Son Gelişmeler ve 2011 Sezonu

Mesajgönderen adnanmeycir tarih Prş Şub 24, 2011 2:08 pm

Barış, çok güzel yazmışsın, yamaç paraşütünün yakın tarihi...
zevkle okudum...
Kullanıcı avatarı
adnanmeycir
Eğitmen
 
Mesajlar: 285
Kayıt: Çrş Ara 14, 2005 4:41 pm
Ad-Soyad: ADNAN MUHACIR

Re: Kanat Dizaynlarında Son Gelişmeler ve 2011 Sezonu

Mesajgönderen tayfun tarih Cum Şub 25, 2011 2:40 pm

Ellerine sağlık, 10 number 5 stars...
Kullanıcı avatarı
tayfun
Mezun Üye
 
Mesajlar: 167
Kayıt: Cum Kas 11, 2005 6:32 pm
Konum: Tayfun YILMAZ

Re: Kanat Dizaynlarında Son Gelişmeler ve 2011 Sezonu

Mesajgönderen maninsky tarih Cum Şub 25, 2011 4:28 pm

takip edenlerinde farkında olduğu üzere(barış ta bahsedmiş) yeni kanatlarda A.R. oranları sabit tutulmaya ve kanatların daha stabil uçabilmesi ile daha iyi performans elde edilmeye çalışılıyor. Aslında benim merak ettiğim, bir ara çok moda olan yüksek ovalliğe sahip kanatlar üretiliyordu fakat denizli world cupta test edilen bir çok proto daha flat hale getirilmiş ve hatta kanadın kulak uçları havaya doğru kaldırılmıştı, uçan pilotların ve test pilotlarının bu flatlıkla ilgili yorumlarını düşüncelerini öğrenmek istiyorum. yani eski düzen yüksek ovallik oranına sahip kanatlar ile flat kulak uçları yukarıya doğru bakan kanatlar arasında hız ve süzülüş olarak nasıl bir fark var, ve bu fark kanadın dönüşlerini nasıl etkiliyo, hız ve süzülüşte artış varsa bu artış kanadın dönüşlerini genişlemesine nazaran daha mı tercih edilebilirlik yaratıyo. kısaca flat kanatların daha geniş ve düz döndüğünü düşünüyorum ve bir kaç duyum aldım. Değermi acaba ? diyorum.
Hobi olarak herkes yamaç paraşütü yapabilir ama pilot olup uçmak isteyen birisi her zaman daha çok teorik bilgiye ihtiyaç duyar. Teoriğini geliştiremeyen "pilot" asla pilot olamaz.
Kullanıcı avatarı
maninsky
Eğitmen
 
Mesajlar: 449
Kayıt: Sal Ara 06, 2005 4:21 pm
Ad-Soyad: TUNAHAN DEMİRCİ

Re: Kanat Dizaynlarında Son Gelişmeler ve 2011 Sezonu

Mesajgönderen Barış Tura tarih Cmt Şub 26, 2011 10:40 pm

Selam

Aslında olayın mantığı temel anlamda şöyle :

Kanatların ovalliğinin artması ya da daha flat düz dizaynlar olması açısından iki durumunda kendilerine göre avantajları ve dezavantajları var.

Temel mantık aslında kanatların daha kubbe şeklinde dizayn edilmeleri üzerine kurulu. Çünkü bu şekildeki tasarımların uçuşa getirdiği çok önemli kazanımlar mevcut. Bununla birlikte kanatlar kubbe şeklinde tasarlandıkça bazı çözülmesi gereken problemleri de yanında getirdiler. Şu anki mevcut durumda mevcut A.R. ler korunup bununla birlikte kanatları daha stabil uçurabilecek teknolojilerin üzerine yoğunlaşılmış bulunulması..

Kanatın daha kubbe yapıda olmasının temel avantajı termik tırmanmasında fark edilir bir artış ve feed back hislerinin güçlenmesidir. Yani dönülen ve ya yakınından geçilen bir termal akımı daha iyi şekilde pilot hissedebilmektedir. Gin ilk olarak bu dizayna yöneldiğinde buna "termiğe çengel atmak" diyordu.

Bildiğimiz gibi termik aslında direk sütun gibi değil genelde görmediğimiz kabarcıklar şeklinde yükselmekte. Güçlü termiklerde bir sütun şeklinde yükselen kütlelerde bile aslında daha güçlü olan merkez hattı çevresindeki sıcak havaya göre daha hızlı yükselir ve baloncuk şeklindedir. Bu termiğin çevresinde bir vakum etkisi yaratır bu etki termiğin içinde ise biraz terse dönmekte ve termik merkezi yani coor da kanadı dışarı itmektedir. Bunu sizlerde yüksek oranda hissediyorsunuzdur, güçlü bir termiğin merkezinde kanadı kimi zaman tutmak için ekstra çaba sarfetmeniz gerekir ve varyometre ile devamlı kontrol edersiniz. Kimi zaman çok güçlü termiklerde merkezden düştüğümüzde kapanma yaşayabiliriz termik bizi tükürdü deriz :).

Kubbe şeklideki kanat dizaynlarında bu etki belli bir nebze ters çevrildi ve dışarı gitmenin aksine kanat daha çok termiğe ve termik içindeyse termik merkezine doğru uçacak şekilde belli ataklar ve ya geri dönümler vermeye başlıyor, bunu doğru okuyabilen yarışma pilotu her zaman için termiği maksimum verimlilikte kullanabilmektedir. Yarışmada aslında bir çok önemli nokta ile birlikte aslında 3 önemli nokta vardır

- Termikten asla kopma ve çok iyi kullan
- Termik dışında her zaman hızlı uç
- Asla yalnız kalma ve hep grupla uç

En önemli faktör olan gruptan kopmamak içinse yukarıdaki ilk iki faktörü çok iyi yapabilmek gerekir. Bundan dolayı yarışmalarda termiğin içinde bile termik aramaktadır pilotlar, ve hep güçlü noktaları tercih ederler, termik tırmanması nispeten zayıf olan bir kanat ve ya kanadını termik içinde iyi okuyamayan bir pilot gruptan kopacaktır.

Yukarıdakilerden yarışmalarda kanadın termik bulmak için pilota verebileceği ipuçları (feedback -hisler) ve termik tırmanma performansı nın önemi anlaşılmaktadır sanırım. Bundan dolayı kubbe şeklinde dizaynların getirdiği avantajlardan ileriye dönük vazgeçilmeyecek ve daha da geliştirileceği kesindir. Bu dizaynlar da kanat termiğe ve termik merkezine doğru devamlı olarak ataklar yapmakta ve pilota doğru yolu göstermektedir, tabi bunun için pilotun kanadını iyi okuyor olması gerekir. Örnek olarak Boom5 i verebilirim. İlk çıktığında kubbe şeklindeki tasarımların ilk örneklerindendi ve çok başarılı oldu. Hilmi de uzun süre Boom 5 ile uçtu ve her zaman termiği çok rahat ve kolay döndüğünü belirtmiştir, termiğe kanadın kulağının dokunması yeterliydi küçük bir kısmı bile girse kubbe yapısından dolayı direktman termiğin içine çekiliyordu yani "çengeli atıyordu:)" pilota da buna uyum sağlamak ve daha güçlü merkezleri aramak kalıyordu.

Yarışmalarda dönülen termikte uçtuğunuz gruptaki kanatların 50-100 m. altında bile kalsanız her termikte bu sizi zamanla rahatlıkla gruptan koparacaktır ve yalnız kalacaksınızdır, yalnız kalmaksa arazide kendi hislerinizle kalmak anlamına gelir ve termik bulma ve hat takibi yapma şansınız beraber uçan pilotlara göre yüksek oranda azalır, yarışmalarda genelde seviyesi yakın pilotlar farklı farklı gruplar oluşturur ve gole kadar beraber uçarlar gole yaklaşıldığında ise oldukça hızlanırlar. Bu noktada kanatların tırmanmalarında ki ufak iyileşmeler bile yarışma ortamlarında çok önemli bir fark yaratmaktadır.

Kubbe şeklindeki kanatlarda Tuna'nın da dediği gibi bir dönüş problemi vardı, fakat bu flat dönmekten ziyade kanadı döndürmekteki zorluktan ve pilotaj istemesinden kaynaklanmakta bu da belli bir nebze ip sistemindeki yük dağılımlarının iyileştirilmesi ile düzeltilmiş bulunmakta, bu dizaynların sağladığı avantaj ise termik tırmanmasında keskin açılarla yapılan dönüşlerde bile tırmanmada kayıpların düz kanatlara göre daha az yaşanması yani termik tırmanışından kaybedilmemesi, bu da termik içinde merkezi ararken ve bazı manevralarda pilota daha seri ve korkusuz manevralar yapma şansı tanımakta, yani termiğin içinde sinek gibi dönebilmektesiniz. :).

Oval yapıdaki kanatlarda kanadın flat dönüşünü artırmak içinde yeni uygulanmaya başlayan ve protolarda gördüğümüz yeni bir sistem mevcut. Buna SEPERATÖR sistem deniyor. Toplam iki adet fren ipi yerine 4 adet fren ipiniz mevcut:) ilginç geliyor ama bende gördüğümde mantığını çözebildim. her iki taraftada tek çatalda birleşen iki fren ipi mevcut, dönüşlerde daha flat dönmek için kanadın ortasına yakın fren ipini kullanırken keskin cevaplar almak için direkt kulak ucuna giden fren ipini kullanabiliyorsunuz. İlerde tutarsa yaygınlaşabilir. Ama pilotların uyum göstermesi zaman alacaktır. Bizde 2 aydır araştırıyoruz ve kanat tercihinde R10 ve EDGE XR arasında muallakta kaldık, ama aldığımız bilgilerde EDGE XR nin başarılı olduğu konusunda ikna olmuş gibiyiz, ayrıca EDGE XR de Seperatör sistemin olduğunu öğrendik.

Bununla birlikte termik dışındaki süzülüş te bazı dezavantajlar mevcut. En önemli sorun da yarışmalarda süzülürken çıkılan yüksek hızlarda , kubbe şeklinde ki dizaynlar da kanat ucu vortekslerinin çok kuvvetli olması. Bilindiği gibi hava molekülleri kanadın üst katmanında hücumdan firara doğru doğru bir yol izlemeden ortadan kulak uçlarına doğru kaçmak isterler yani kanadın üzerinden paralel geçmiyorlar ve en güçlü kaçışın yaşandığı hat da kulak uçları. Kubbe şeklindeki dizaynlarda yüksek bu etki daha fazla, bunu dengelemek için kanat üreticileri farklı yolları izlemekteler şu an, bazılar tam kulak bitişinde kanadı martı kanadı gibi çok hafif yukarı kaldırmakta bazıları geriye doğru bir eğim vermekte. Bu değişken.

Kanat ucu vorteksinin güçlü olması , yüksek hızlarda kanadın stabilitesinin düşmesi ve pilotun kanatla daha çok uğraşması anlamına gelmekte ve türbülanslı ortamlarda da belli bir nebze hız kaybı da yaşanmakta. (Tuna'nın da bahsettiği bu nokta.). Kulak uçlarındaki havanın firar etmesi ne kadar kolaylaştırılabilirse kanat üzerindeki bu etki zaman içinde oldukça azalacaktır.

Bunlarla birlikte kubbe şeklindeki dizaynların getirdikleri avantajlar açısından yüksek ihtimal benzer yol izlenmeye devam edecektir ,zaten A.R. oranları arttıkça kanat pilottan biraz daha yükselmekte ve zorunlu olarak ovallik oranı artmaktadır, fakat 2011 itibariyle firmalar stabilite ve hızın dengesi üzerine yoğunlamış bulunmaktalar, çünkü asıl önemli olan hızlı bir kanattan ziyade; HIZLI , İyi tırmanan ve UÇULABİLİR bir kanat yapmakta, Mantra R10 serisi 2010 sezonunda bunu göstermiş oldu.

Yukarıda belirttiklerim kanat dizaynlarında ki gelişmeler için daha çok özet ve bir genelleme. Sonuçta iyi bir kanat iyi bir pilot ama en önemlisi bu ikisinin uyumlu olması.

Barış
Yamaç Paraşüt Okulu
www.yamac.gen.tr
Barış Tura
Onursal Üye
 
Mesajlar: 130
Kayıt: Cmt Kas 19, 2005 11:45 pm
Konum: Denizli
Ad-Soyad: Barış Tura

Re: Kanat Dizaynlarında Son Gelişmeler ve 2011 Sezonu

Mesajgönderen tayfun tarih Pzr Şub 27, 2011 6:52 pm

Tura'dan yine çok eğitici bir yazı teşekkürler...
Kullanıcı avatarı
tayfun
Mezun Üye
 
Mesajlar: 167
Kayıt: Cum Kas 11, 2005 6:32 pm
Konum: Tayfun YILMAZ

Re: Kanat Dizaynlarında Son Gelişmeler ve 2011 Sezonu

Mesajgönderen Barış Tura tarih Çrş Nis 20, 2011 3:28 pm

Muharrem 'den çok güzel bir çeviri. Ortak maile ve foruma link vermişti. Burada paylaşıyorum.

YARIŞMA KOLONLARI (İKİ KOLON TEKNOLOJİSİ)

Yazan: Cross Counrty Dergisi Röportaj / Çeviri: Muharrem KILIÇ

Cross Country Dergisi, Sayı 130, sayfa 18-20



İki kolonlu kanatların gelişiyle yamaçparaşütü yarışma camiası darmadağın oldu. Dünyanın her yerinde podyumlar süzülüşte büyük bir atılım sunan R10.2'ler tarafından işgal edildi. Üretici firmaya göre kanat sadece "üst düzey dünya kupası pilotları" için, ancak yine de altı ay içinde 260 adet R10.2 satılmış durumda. Bu da onu tüm zamanların değilse bile son on yılın en çok satılan yarışma kanadı yapıyor. Bazıları böyle yüksek performanslı bir kanadın neden bu kadar yaygın şekilde satıldığını sorgularken, bazılarının yapısı hakkında soruları var. 25 kilo dayanımlı ipleri ve en az iki adet vakada ciddi A ipi hasarı rapor edilmişke,n bu sınırları biraz fazlaca zorlamak olmuyor mu? Bu arada diğer üreticiler de kendi iki kolonlu kanatlarını üretip arayı kapatmaya çalışırken, keyif için uçan pilotlar bu teknolojini hafta sonu pilotlarına da ulaşır mı yoksa yarışma kanatları kendi yollarına süzülüp gidecekler diye mi merak ediyorlar. Ozone'dan Dav Dagault R10'un arkasındaki tasarımcılardan birisi.

Dav, yarışma kanatlarında artık sadece iki set ip var, A'lar, B'ler ve fren ipleri. Neden?

Yamaşparaşütünde eğilim direnci düşürmeye çalışmak yönünde. Bunu yapmanın yollarından biriside ip direncini azaltmak. Bu sporda beş kolondan dörde, üçe ve sonunda ikiye düştük. Ancak problemlerden birisi şekli bozulmayan bir yapı oluşturabilmek. Ne kadar az ipiniz olursa askı noktaları arası mesafeleriniz de o kadar fazla olur, o zamanda daha fazla deformasyon oluşur. Yarışma kanatlarının yüksek görünüş oranları (aspect ratio) sayesinde iki kolonlu kanatlar mümkün, çünkü kordo mesafeleri daha kısa ve kordo hattı boyunca deformasyon olasılığı daha az. Diğer bir avantaj da hızlı süzülüşlerde kanadı B kolonları ile idare edebilmeniz, bu da türbülanslı havalarda verim artışı sağlıyor.

Kordo uzunluğu ne kadar?

Orta boy kanatta oldukça düşük - merkezde kordo uzunluğu 2.22 m. Kanat ne kadar verimli ise o kadar az yüzeye ihtiyaç duyuyor, bu yüzden yüzey olarak büyük değil. Görünüş oranı da en yüksek görünüş oranı değil. Şu anda görünüş oranları 8 üzerinde olan bir kaç yarışma kanadı mevcut. Biz bunu R10'da 7.55 olarak tuttuk.


Kanat plastik çubuklar ile güçlendirilmiş. Bunlar kanadın neresinde?


İki kolonluda hücre duvarının üst kısmında, burundan aşağıya dolanıyor ve alt yüzeye iniyor. Profili güçlendiriyor.

Plastik ne kadar önemli?

Bu fikri ilk kez BBHPP ile karbon kullandığımızda geliştirdik. Askı noktaları arasındaki mesafe ve deformasyon sorunları ile başetmek için en iyi malzeme olduğunu düşünmüştük. Fakat karbon daha karmaşık ve kullanırken dikkatli olmalısınız. Kullanımı biraz daha kolay olan bir şey istedik ve plastikle de aynı sonuçlara ulaştığımızı keşfettik. Olumsuz yanı karbondan daha ağır olması - toplamda 300 gr kadar.

Onlar olmadan uçar mı?


Evet, ancak kanat kötü sekilde deforme olur ve uçuşu pek o kadar verimli olmaz.

İki kolonluda A ipleri hücum kenarından oldukça geride. Neden?


Alışkın olduğunuzdan değişik, daha radikal. Nedeni elinizde sadece iki askı noktanız olması, o yüzden doğru dengeyi sağlamalısınız.

2.22 m lik bir mesafede sadece iki askı noktasıyla bir kanadın uçmasını nasıl sağlarsınız?


İşin sırrı burda. Doğru noktalardan askıda olmalısınız. Çok ince bir denge, bir profil, şekil ve gerilim meselesi. B ipleri kordo boyunca yarı mesafeden daha da geride. B ipleri ve firar kenarı arasındaki mesafe çok fazla. Kanadın gerisinde fazla kaldırma kuvveti üretmeyen büyük bir kısım var. Ön taraf en fazla kaldırma kuvveti oluşturan ve en iyi şekilde desteklenmesi gereken, en önemli kısım.

Normal bir yamaçparaşütü gibi uçuyor mu?


Karbonlu olanın farklı bir hissi vardı. Katı olduğu için daha çok bir deltakanat hissi vardı, biraz tuhaf geliyordu. Aslında sadece üç kolonluyu üretmeyi planlamıştık ancak plastikle olan iki kolonlunun hissiyatı o kadar normaldi ki kendimizi onu da üretmek zorunda hissettik. Ve uçurmanın daha teknik olduğunu düşünmüyoruz, bir çok pilot anında kendilerini yuvada hissettiklerini söylediler. Kafanızı kaldırıp bakmazsanın uçurmak için normal bir kanat.

Onunla farklı şekilde uçuyorsunuz değil mi?


Hızlı süzülüşteyken B kolonları ile sevk idare yapmanızı tavsiye ediyoruz. Bu yüzden B kolonlarına tutması kolay olsun diye plastik tutacaklar yerleştirdik. İki kolonlunun en büyük avantajlarından birisi B kolonları ile aktif bir şekilde uçabilmeniz ve hız çubuğuna gerçekten basabilmeniz.


Yarışma pilotları zaten bu şekilde uçuyorlar değil mi?


Çoğu öyle. Hızlı uçuşta arka kolonlarla uçmak yaklaşık 15 yıldır kullanılan bir teknik. En üst seviyedeki bazı yarışma pilotları bunu kullanıyorlar, ancak iki kolonluda üç kolonluda olduğundan kesinlikle daha verimli.

Kanatta bir miktar reflex var mı?


İki kolonlu olduğu için sadece hücum açısını değiştiriyorsunuz, herhangi bir deformasyon oluşturamıyorsunuz. Bunun avantajı trim hızından (sıfır fren) maksimum hıza kadar profilin aynı olması, bu harika bir şey çünkü deformasyon yoksa en iyi performansı alırsınız. Profil daha en baştan en iyisi olmak ve en iyi performans stabilite oranına sahip olmak üzere geliştirildi. Yani eğer buna reflex derseniz, stabiliteyi korumak için bir miktar reflex var.

İki kolonlu ile üç kolonlu arasındaki performans farkı ne?


Çok fazla değil ancak hızlı uçuşta daha belirgin. Üç kolonlu geçen yılki modele göre süzülüşte 1.4 kazançlıydı, iki kolonlu ise süzülüşte 1.8 kazançlı.

Peki R10.2 ile elde ettiğiniz süzülüş ne kadar?


Benim tahminim yaklaşık 12 (+/- 1 puan). Süzülüş hakkında konuşulan o kadar çok zırva varki, aslında ölçmesi çok zor.

R10.2 nin sadece en iyi pilotlar için olduğunu söylediniz ancak 260 adet sattınız. Bunu açıklayın.


Temsilcilerimizi uyardık ve bunun sadece üst düzey dünya kupası pilotları için olduğunu, herkese satılmaması gerektiğini söyledik. Ama bütün zinciri kontrol edemiyorsunuz. Bu kanatla uçacak pilotlardan beklentimizi açıkça belirtmiş olduğumuz için sadece temsilci ve pilotların sorumlu davranacaklarını umuyoruz.

Elinizde çılgın bir kanat var ama aslında Seri klasmandan yanasınız değil mi?


Çılgın mı? R10 un yaptığımız en emniyetli yarışma kanadı olduğuna inanıyoruz. Ancak yine de Seri klasman bir kanat kadar emniyetli değil. Seri klasman hakkında yıllardır tartışıyoruz ve hala yarışmalarda emniyeti arttırmak için bunun en iyi çözüm olduğuna inanıyoruz. Fakat hala birçok kişi buna karşı ve çözüm bulmaya uğraşan çalışma grupları gerçek sıkıntıların üzerini örtüyorlar. Eğer gerçekten emniyeti arttırmak istiyorlarsa Seri klasmana yönelmeleri gerek. Bu oyunun şartlarını herkes için eşitleyecektir, yine eskisi kadar eğlenceli ama kesinlikle daha emniyetli olur. Bu aynı zamanda fabrika pilotlarının hakimiyetini de sona erdirir. En azından şu anda R10.2 alan herkes fabrika pilotlarımızla aynı kanada sahip. Bu şekilde R10.2 oyunun şartlarını da eşitlemiş oluyor.

Hazır lafını etmişken, fabrika pilotunuz Russel Ogden Avrupa Şampiyonasında üzerinde oynanmış modifiye bir R10.2 ile uçtu...


Evet, R10.2 nin tam bir kopyasıydı, sadece karbon kullanılmıştı. Karbon'un etkisini nicelik olarak görmek istedik. Luc Armant yarışmada standart bir R10.2 ile uçtu hala da onunla uçuyor.

R10.2 de kopan A ipleri hakkında raporlar var. Bu teknoloji yeterince anlaşıldı mı?


R10 ve R10.2 bu güne kadar yaptığımız en güçlü yarışma kanatları; her ikiside yük testlerinden geçmişte gördüklerimizden ve diğer yarışma kanatlarının ortalamalarından daha yüksek değerlerle geçtiler. Ancak görüldüğü gibi çok aşırı vakalarda ipler kopabiliyor. Bence bu burundaki, burnu daha katı hale getiren plastikle ilgili bir konu. Bu yüzden bir olay olduğunda burun şişkin kalıyor ve açılıştaki şoku arttırıyor. Bu bir varsayım ve şu anda tam olarak bilmiyoruz ama koşulları araştırıyoruz. Daha önce hiç kopan ipimiz olmamıştı ve bir daha asla görmeyebiliriz. Ancak elbette üzerinde duruyoruz.

Kapanmalarda saldırgan mı?


İki kolonlu kapanmaya kapşı hiper dirençli. Bunun ötesinde 7.5 üzerinde görünüş oranına sahip bir kanattan daha iyi yada daha kötü değil. Eğer iyi bir pilotsanız başedebilirsiniz. Görünüş oranı yüksek diğer kanatlar gibi büyük bir kapanmada kravat olabilirsiniz ancak bu onların doğasında olan bir şey. Plastikle bir kravat yaşadığınızda açılışı etkilemiyor.

Spin ve stol?


Standart, yanlızca normal. Aslında oldukça uzun bir fren aralığı var.

Bu yeni teknolojinin ne kadarı daha düşük seviyedeki kanatlara uygulanacak?


R10u geliştiriken öğrendiklerimiz EN C sınıfı kanadımız Delta' daki performans artışında doğrudan etkili oldu. Bu iki kolonlu bir kanat değil, dört kolonlu ama yine ip kullanımını üçte bir oranında azaltabildik. R10 a uygulanan mühendisliğin görünmeyen kısımlarından çok şey bu kanada geçti. Herkes R10.2 deki iki kolonun büyük bir atılım olduğundan söz ediyor, ama aslında bu sadece en göze batanı. Kanadın performans artışında katkısı olan daha bir çok şey var. İddia ettiğimiz performans artışı ortada - insanlar inanmasalar bile bunu görecekler. Hücum kenarında plastik var ama baktığınızda hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. Çünkü son derece normal görünüyor.

Pilotların Delta'da kapanma gerçekleştirmemelerini söylüyorsunuz. Neden?


A ipleri hücum kenarından geride olduğundan sertifika testleri için gereken türde kapanma gerçekleştirmezsiniz. Bu yüzden sadece testlerde, doğru şekilde kapanma elde etmek için kanada ekstra A ipleri ekledik. Eğer standart üretimdeki Delta'nın ipleri ile kapanma gerçekleştirirseniz, kanadı kapanmadan önce oldukça hızlandırmış olursunuz ve kanat çok daha büyük bir açı ile kapanır, testler için gerekenden çok daha fazla bir açıyla. Bu kanadın normal uçuştaki kapanmalarını etkileyen bir durum değil, sadece pilot tarafından gerçekleştirilecek kapanmalar için geçerli.

Peki yarışma dışı kanatlarda iki kolon teknolojisini görecek miyiz?


Eğer işler iyi giderse daha alt seviyelerdeki kanatlarda da olabilir. Bu bazı noktaları basitleştirirken başka noktaları karmaşık hale getiriyor. Ama ben çokda hızlı şekilde alt seviyelere ineceğini düşünmüyorum.

Peki ya tek kolonlu bir kanat? Bu mümkün mü?


Mümkün. Üzerinde çalışıyoruz. Ancak problem şu ki; tek kolonlu bir kanatta hız çubuğu kullanamazsınız.
Yamaç Paraşüt Okulu
www.yamac.gen.tr
Barış Tura
Onursal Üye
 
Mesajlar: 130
Kayıt: Cmt Kas 19, 2005 11:45 pm
Konum: Denizli
Ad-Soyad: Barış Tura

Re: Kanat Dizaynlarında Son Gelişmeler ve 2011 Sezonu

Mesajgönderen expilot tarih Çrş Nis 27, 2011 10:49 pm

hic bir mesajı okumadım sadece başlıga bok atmak için yazıyorum dunya fani uçuş neim yalan iki şenlik edek gerisinin taaaa a.q..bugun itibari ile ucus hayatıma bir nokta koyuyorum kanadımı resmen satmış bulunuyorum artık kanatlarım alındı yeryuzune düştüm
Kullanıcı avatarı
expilot
Mezun Üye
 
Mesajlar: 185
Kayıt: Cum Kas 11, 2005 2:15 pm
Konum: Ümit Hüseyin TOPAL

Re: Kanat Dizaynlarında Son Gelişmeler ve 2011 Sezonu

Mesajgönderen Barış Tura tarih Prş Nis 28, 2011 9:21 pm

Sen bence de bu işi bırak ;)
Yamaç Paraşüt Okulu
www.yamac.gen.tr
Barış Tura
Onursal Üye
 
Mesajlar: 130
Kayıt: Cmt Kas 19, 2005 11:45 pm
Konum: Denizli
Ad-Soyad: Barış Tura

Re: Kanat Dizaynlarında Son Gelişmeler ve 2011 Sezonu

Mesajgönderen flyingfish tarih Çrş Haz 29, 2011 4:03 pm

sol un tek kololnlu yarışma kanadı üretilmiş nasıl olur diyenlere videosu :D tek kolonlu kanadın performansını şimdiden merak ediyorum http://www.solparagliders.com.br/en/ind ... ;Itemid=33
flyingfish
Eğitmen
 
Mesajlar: 94
Kayıt: Pzt Şub 02, 2009 1:54 pm
Konum: ÖZGÜR GÜNEŞ ŞAHİN
Ad-Soyad: özgür güneş şahin

Re: Kanat Dizaynlarında Son Gelişmeler ve 2011 Sezonu

Mesajgönderen aylak adam tarih Prş Haz 30, 2011 10:55 pm

tövbeler olsun!!
one day i am gonna grow wings!
aylak adam
Mezun Üye
 
Mesajlar: 46
Kayıt: Cum Kas 11, 2005 1:41 pm
Ad-Soyad: Zafer UYANIK

Re: Kanat Dizaynlarında Son Gelişmeler ve 2011 Sezonu

Mesajgönderen maninsky tarih Cmt Tem 02, 2011 1:53 am

flyingfish yazdı:sol un tek kololnlu yarışma kanadı üretilmiş nasıl olur diyenlere videosu :D tek kolonlu kanadın performansını şimdiden merak ediyorum http://www.solparagliders.com.br/en/ind ... ;Itemid=33

yarışma kanadı değil o kanad sadece tek kolonlu kanadın uçabileceğini göstermek için yapılmış bi prototip o kanad yarışamaz zaten speed sistemi yok anlıcan trim hızı neyse olayı okadar
Hobi olarak herkes yamaç paraşütü yapabilir ama pilot olup uçmak isteyen birisi her zaman daha çok teorik bilgiye ihtiyaç duyar. Teoriğini geliştiremeyen "pilot" asla pilot olamaz.
Kullanıcı avatarı
maninsky
Eğitmen
 
Mesajlar: 449
Kayıt: Sal Ara 06, 2005 4:21 pm
Ad-Soyad: TUNAHAN DEMİRCİ

Re: Kanat Dizaynlarında Son Gelişmeler ve 2011 Sezonu

Mesajgönderen Barış Tura tarih Çrş Tem 13, 2011 12:42 am

Merhabalar arkadaşlar..

2011 sezonu ve yarışmalar bu sene beklenilenden çok öte olarak farklı gelişmelere yol açtı ve sanırım son olan gelişmeler ile birlikte yamaç paraşütü yarışma standartları ve güvenlik kuralları kalıcı olarak bir değişime uğrayacak.. Malum geçtiğimiz hafta içerisinde camia tam anlamıyla sallandı. 20 yılı aşkın bir süredir uçmakta olan ve Türkiye'deki her yarışmada sıcak kanlı kişiliği ve güvenilir hava hakemliği ile dikkat çeken PWC Teknik Komite Başkanı - XAVIER MURILLO Peru 'da yaptığı bir yeni rota açma uçuşunda malesef aramızdan ayrıldı.

Aynı hafta içerisinde İspanya Dünya Kupasında yarışmanın 2 gününde 5 yedek atıldı ve malesef 2 pilot aramızdan ayrıldı. Kaza yapan pilotlar ortalamanın üzerinde uçuş saati yapan deneyimli World Cup pilotlarıydı. Yarışma 2. günden sonra 3. gün sabah FAI komitesinin toplantısı ile iptal edildi ve radikal kararlar alındı. Dünya kupasında meydana gelen bu kazaların oluş şekli ve pilotların seviyesinden dolayı , yeni nesil iki kolonlu kanatların güvenilirliği tartışmaya açıldı ve keskin kararlar alındı, ve sanırım ülkemizdeki yarışmaları da etkileyecek şekilde geri dönülmez kararlara sebep olabilecek. Şu anda FAI 'nin (Uluslararası Havacılık Federasyonu) düzenlediği resmi dünya kupası yarışmalarında açık sınıf yarışma kanatları, proto kanatlar ve iki kolonlu kanatlar ile uçuş yasaklanmış durumda yarışmacı pilotlar test sınıflandırmasına girmiş kanatlar ile yarışabilecekler. PWC için ise ortalık karışık ve PWC pilotları bu duruma tepkili. Bu yasakların ülkemizdeki yarışmaları da etkileme durumu ve şu süreçte federasyonda kararsız gibi görünüyor. Eğer radikal bir karar çıkarsa biz yarışma kanatlarımız ile yarışamaya biliriz de :(.Aşağıda XCTURK te devam eden 2 kolonlu kanatlar hakkındaki yazışmaların bir kısmını aktarıyorum . İlgilenen arkadaşlar bakabilir..

Selamlar

------------------------
YURDAER ETİKE
Selam,


Hakan'ı rekor uçuşu sebebiyle tebrik ederim. Uçtuğu mesafenin sadece Türkiye rekoru değil, Türkiye'de uçulan en uzun mesafe olması, ülkemiz yamaç paraşütü sporu açısından çok olumlu bir gelişme.

Diğer taraftan, bugün İspanya'dan döndük. Dünya Şampiyonası'nda ikinci gün iki pilotun hayatını kaybetmesi sonrası Dünya Şampiyonası iptal edildi. Kendi içerisinde bu sporun riskleriyle ilgili en net ve kesin görüşe ve duruşa sahip olduğunu sandığım pilotların bile kafasının oldukça karışık olduğunu görmek benim de biraz kafamı karıştırdı.

Başka bir konu ise, iki kolonlu kanatlarla ilgili bazı fabrika test pilotlarının net olmayan ifadeleri. Birden fazla test pilotunun frontal sonrası kanadı bu durumdan çıkarabileceği konusunda emin olmadığını söylemesi benim kafa karışıklığıma katkıda bulundu.

Bunların üzerine Xavier ve Shorokov'un kaybı morallerimizi daha da bozdu.

Ek olarak Russel Ogden'in iki kolonlu kanatlarla ilgili yaptığı güvenli uçuş konusundaki kısa bir sunum sonrası sizlerle bazı şeyleri paylaşma gereği hissettim.

- Yere yakın karşı karşıya kalınacak frontal kapanma sonrası kanadı uçuş konumuna sokma konusunda test pilotları dahi emin olamadıklarından, iki kolonlularla uçan arkadaşların uçuş tarzını yere yakın uçuşlardan mümkün olduğunca kaçınacak şekilde değiştirmesini tavsiye ederim.

- Frontal kapanma ve parachutal stall sonrası genelde yapılan frenlerin bırakılarak kanadın normal uçuşa geçirilmeye çalışılması uygulamasının iki kolonlularda çalışmaması sebebiyle, bu tip durumda frenlerle pilot müdahalesi gerekmekte.

- Kravat için birincil müdahale bilindiği gibi stabilo kullanımı. Kravatın açılması sözkonusu olmaz ise kravatlı tarafın freninin spine sokulana kadar çekilmesiyle müdahale önerilmekte.

Bilginize...
Yurdaer
----------------------------
ÖZGÜR ŞEN

Yurdaer'e bilgiler icin tesekkurler.
Tum dunyada yarismalarin akibeti konusunda hararetli bir tartisma suruyor. Taslarin yerine oturmasi zaman alacak gibi, ama bu tartismalar ulkemizdeki yarismalarin seklini de mutlaka etkileyecektir.
Yalnizca yetkili kisilerin degil, bu tartismalarin sonuclarindan dogrudan etkilenecek tum pilotlarin bu tartismalari takip etmesi gerektigini dusunuyorum.
---------------------------
HAKAN AKÇALAR
Selam Yurdaer, hoşgeldiniz, ben de sizi netten takip ettim hep, sen de
güzel uçuşlar çıkarmışsın, Türkiye adına da iyi dereceler olmuş, tebrik
ve teşekkürler.

Oradaki kazalar bizleri de etkiledi. R10'un şu ana kadar bizim
duyduğumuz ciddi bir kaza/kırım kaydı olmaması bizi hep güvende
hissetiren bir faktördü. Ispanyadaki olayın kaza raporunu merak
ediyorum, olayda kanat/pilot/hava faktörleri nedir, senin bilgin varsa
paylaşır mısın ?

Russel'in bahsettiği konuda


"- Frontal kapanma ve parachutal stall sonrası genelde yapılan frenlerin
bırakılarak kanadın normal uçuşa geçirilmeye çalışılması uygulamasının
iki kolonlularda çalışmaması sebebiyle, bu tip durumda frenlerle pilot
müdahalesi gerekmekte."
ifadesini tam olarak anlayamadım, biraz daha açabilir misin ? Hem
paraşütal stall durumu var hem de fren müdahalesi gerekiyor demişsin,
doğal olarak çelişkiye düştüm. Normalde deep stall sonrası ya A
kolonlarını biraz ittirmek veya speed basmak tavsiye edilirdi, ya da tam
tersi kanat öne atlıyorsa frenlerle fazlasını durdurmak gerekirdi,
burada deep stall'dan çıkmaması mı söz konusu ? frenlerle nasıl bir
müdahale gerekiyormuş ? Son olarak da kanadı "resetlemek", yani full
stall ile düzeltmek (tabii ki yeterli irtifa varsa) geçerli bir çözüm
müdür ?
Geçen sene dünya şampiyonu olan italyan abi, R10'u daha yeni almış ve
full speed frontal dahil her türlü SIV'yi yarışma öncesi denediğini ve
kanadı yeterince güvenli bulduğunu yazmıştı.
Son gelişmeler bunun tersine mi işaret ediyor ?
Bir de kaza sonrası listeden kontrol ettiğimde kaza yapan kanatların
birisi Boom 8, diğer de R11 gibi görünüyordu, bu kazada R10 ile R11
farkı söz konusu mudur ?

Çok soru sordum ama bu sene türkiyeden de bayaa bir pilot R10 ve R11
kanatlarla uçacak, bu konuyu aramızda yormamız gerekir diye düşünüyorum,
sen de orada Russel'den aldığın değerli bilgileri bizlerle daha detaylı
paylaşabilirsen çok faydalı olur.

Bu arada benden de ufak bir not, 2 temmuz ctesi günü R10.2 ile yaptığım
125km'lik uçuş (ertesi gün kaydı silindi maalesef) sonunda rüzgarlı bir
bölgede yere iniş sırasında etraf ağaçlık olduğu için türbülans
bekliyordum, ancak beklediğimden fazlasını aldım, yerden yaklaşık 30mt
yukardayken (henüz tam ağaç hizasına kadar alçalmamışken) kanat çok sert
bir şekilde ve biraz da asimetrik şekilde öne saldırdı, kapanmayı
önleyebilmek için kanadı atnalı olana kadar (her iki taraf da tip-stall
olacak kadar) frenlemek zorunda kaldım, öne dalış sonrası normaldi, yine
benzer türbülans etkileri içerisinde neredeyse olduğum yere dikey iniş
yaptım. o uçuş boyunca sürekli çok instabil ve çok türbülanslı bir
havada uçmamıza rağmen benim için R10 ile yaşadığım en tehlikeli an iniş
anı idi.

R10 için söyleyebileceğim şey, aktif uçtuğunuz sürece kolay kolay
kapanmıyor ama havadaki hareketlere ve türbülansa çok daha fazla ve
anında tepki veriyor. Kısacası kanadı boş bıraktığınız anda kafanıza
geçmesi an meselesi hissini aldım ben. Yere yakınken kesinlikle dikkatli
olunması gereken bir kanat olduğu konusunda ben de hemfikirim.

Hakan
-------------------------------------------
ALİM YILDIRIM
Selamlar,

İspanya da yapılan Dünya Şampiyonasının iptali yanında CAT 1 yarışmalarında 2 kolon ve açık sınıf yarışma kanatlarının yasaklandığı duyuruldu aynı zamanda. Bu yasak CAT 2 yarışmaları içinde geçerli olabilecek belki de. Bizi yasal açıdan çok pilotların güvenliği açısından bunun nedenleri çok ilgilendiriyor. Yarışmacaı pilotlarımızın bir çoğu 2 kolon yarışma kanadı aldı veya siparişini verdi ya da almayı düşünüyordu. Önümüzde TPS ye puan verecek iki yarışma daha var. Bu yarışmalarda kullanılacak kanatlarla ilgili bir kısıtlamaya gidip gitmeyeceğimize karar vermemiz gerekiyor.

İspanya da 2 kolonlu kanatların güvenliği ile ilgili verilen brifingte Ozone, Gin ve Swing markalarından tasarımcılar olduğunu okudum. Genel olarak iki kolon teknolojisinin avantaj ve dezavantajları konusu var öncelikle ve bundan sonra da her markanın 2 kolon modelinin ayrı bir güvenlik ve uçuş performansı var. Ozone 11 çok sayıda pilot tarafından kullanıldığı için tartışmaların ortasında şu anda.

Yurdaer meydana gelen kazalarda kanatlarda çevre ve pilot dinamikleri dışında kanatların ne kadar rol oynadığı konusunda bilgin var mı ?

Alim
------------------------------------
ÖZGÜR ŞEN
"Yurdaer meydana gelen kazalarda kanatlarda çevre ve pilot dinamikleri dışında kanatların ne kadar rol oynadığı konusunda bilgin var mı ? "

Alim hocam, bu sorunun bir tane yaniti yok. Daha dogrusu, bu sorunun yaniti ideolojik. Herkes istedigi yerden tutar bunu...
Cunku, tasarimcilar 2 kolonlularin kapanma sonrasi davranis karakteri konusunda uzlasiyorlar aslinda ve tek sozcukle acikliyorlar. "Tahmin edilemez."
10 tane frontal yersen, 10 degisik tepki veriyor kanat.
Bu durumda, dogal olarak is ideolojiye kaliyor. Ben bunu kabul ediyorum, riski aliyorum diyenler var, bir de almiyorum diyenler var.
Burada yapacagimiz her turlu tartisma eninde sonunda bu tercihe dayanir; herkes pozisyonunu bu tercihine gore alir.

---------------------------------
CAN TEZCAN
DHV 8.7.2011 den itibaren tüm acik siniflarin yarismalarini durdurmus vaziyette. Özellikle online contest, german cup ve diger DHV tarafindan düzenlenen/düzenlenecek olan yarislarda LTF, EN ya da DHV testi ve sertifikasi olmayan kanatlar artik katilamayacak. Online contest 8.7 tarihinde acik sinif kanatlar icin sona eriyor, o güne kadar olan ucuslar ile degerlendirilip bitiriliyor.

Bilgilerinize.
---------------------------------------
ALİM

Selamlar,

Bu ve bunun gibi sorularla ulaşacağımız veya edineceğimiz yeni bilgilerle daha sağlıklı kararlar verebiliriz. Mesela Özgür bizim Türkiye de yapacağımız yarışmalarda pilotun hangi kanadı kullanacağına kendisinin karar vermesini savunuyor bu durumda. DHV ‘nin yasak kararı hiç sürpriz değil. Ortalık şu anda toz duman görünüyor maalesef. Maalesef bu karışıklık içinde piyasa ve çıkar çatışmaları da var. Örneğin Ozone markasının AR 10 gibi uçuş testi yapılmayan bir kanat ile büyük başarı ve satış rakamlarına ulaşması test uçuşlarının yarattığı cirodan beslenen tarafları memnun etmemiştir mutlaka. DHV bu konuda çok temiz bir sicile sahip değil yine de EN sistemi güncellenene kadar en önemli referans olmaya devam etti. Benim gözlemlerine en çok güveneceğim kişiler Yurdaer gibi bizden veya yakın olduğum az miktarda çıkar çatışması yaşamayan yabancı pilotun tecrübesidir. Ozone markasının R10 ile piyasada önemli bir rüzgar yakalamış olmasının pek çok kişiyi çıkarları açısından rahatsız etmiş olabileceğini ve bu yüzden kirli muhalefet olabileceğini düşünüyorum.

İki kolon teknolojisi ile ilgili olarak FAI bir teknik komisyon kurmuş ve en son gözleme devam kararı almışlardı. İspanya da tam olarak ne değişti tam olarak anlamadım ben. Yani bu zamana kadar frontal durumunun öngörülemez durumu bilinmiyor muydu ? Tasarımcılar yeni mi farkına vardılar bunun ? Daha eski 3 kolon kanatların frontal, full stall durumlarında her tepkisi biliniyor muydu ? Tüm eski yarışma kanatları ile test pilotları her hareketi deniyorlar mıydı ? İdeoloji yok muydu zaten eskidende ? Kanat frontal sonrası 10 değişik tepki verebilir ama hepsinin tek bir sebebi olabilir.

Sonuç olarak bu konu çok yönlü olarak tartışılmaya devam edecek kuşkusuz ve bizde olabildiğince doğru bilgilerle izlemeye devam edeceğiz. PWC pilotlarının bu konuda hakim görüşleri ve oylama sonuçları belli zaten bakalım görüşler değişecek mi ve PWC yarışmalarında da aynı yasak olacak mı ?

http://vimeo.com/22257728 U6 SIV

http://vimeo.com/19714258 R10 SIV

Alim
------------------------------------------------
En son Barış Tura tarafından, Çrş Tem 13, 2011 10:26 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 değişiklik yapıldı.
Yamaç Paraşüt Okulu
www.yamac.gen.tr
Barış Tura
Onursal Üye
 
Mesajlar: 130
Kayıt: Cmt Kas 19, 2005 11:45 pm
Konum: Denizli
Ad-Soyad: Barış Tura

Re: Kanat Dizaynlarında Son Gelişmeler ve 2011 Sezonu

Mesajgönderen Barış Tura tarih Çrş Tem 13, 2011 10:25 pm

--YURDAER--

Bu konular Dünya Şampiyonasının durdurulmasından iptaline kadar sürede sıkça tartışıldı. Eminim halen tartışmalar devem ediyordur. 2009 yılında Meksika’daki Dünya Şampiyonasında PWC 3 numara Stefan’ın ölümü sonrasında da benzer tartışmalar yaşanmıştı. O zaman iki kolonlular olmadığından, bir grup suçu yüksek aspect ratio’lu ve sert/yarı sert malzemeli cell ağzı teknolojileri sebebiyle kravat meyilli kanatlara atıyordu. Şampiyona sonrası CIVL nezdinde bir çalışma grubu oluşturulmuştu. Bu grup Martin Scheel başkanlığında halen çalışmalarına devam ediyor.

Benim net olmamakla birlikte, Dünya Şampiyonası’ndaki yüksek kaza/ölüm istatistikleri konusundaki fikrim;

- Pilot kalitesinin (özellikle son % 30) düşük olması (ölenler iyi pilotlarmış bu arada),
- Discard olmaması (sonuçlarda bütün taskların dikkate alınması) ve Dünya Şampiyonası ünvanı sebebiyle pilotların aşırı zorlamaları,
- Task belirlenmesinde karar alma yerine risk almayı ödüllendirin bir yapının olması,
- Kanat faktörü,

Kanat konusu beni rahatsız etmekle birlikte, bu konunun temel kaza faktörü olmadığını düşünüyorum. Seri kanatlarla uçuşa geçilse bile, kaza oranında belirgin düşüş olacağı konusunda emin değilim. Ne kadar doğru yapıyorsanız yapın, yamaç paraşütü yapmayanlardan, yarışmacı olarak uçuyorsanız yarışmacı olarak uçmayanlardan daha fazla risk alıyorsunuz.

Sonuçta kafa karışıklığı halen mevcut.

Russel’ın kısa briefinginde, Deep stall veya frontal sonrası kanadın uçma yeteneğini kaybetmesi sonrası, frenleri bırak normale dönsün durumunun sözkonusu olmadığı ifade edildi. Frenlerle sert müdahale öneriliyor.

Yurdaer
Yamaç Paraşüt Okulu
www.yamac.gen.tr
Barış Tura
Onursal Üye
 
Mesajlar: 130
Kayıt: Cmt Kas 19, 2005 11:45 pm
Konum: Denizli
Ad-Soyad: Barış Tura

Re: Kanat Dizaynlarında Son Gelişmeler ve 2011 Sezonu

Mesajgönderen Barış Tura tarih Pzt Eki 10, 2011 10:55 pm

Selam millet.

Net kararlar açıklanmadan buradan haber vermek istedim. Türkiye kupasının bir ayağı olan Kayseri de yarışma dışında ülkemizde yamaç paraşütü yarışmalarının ilerisi için önemi bir toplantı gerçekleştirildi ve belli konularda oylamalara gidilerek net sonuçlara ulaşıldı. Kayseride bütün yarışmmacı pilotlara açık yapılan toplantıda TPP(Türk pilot panel - 2010 ilk 20 pilot) üyeleri arasında gerekli konular için oylamaya gidildi. Ben malesef bu sezon iş yoğunluğundan dolayı 2 yaışmayı ıskaladım. Kayseri'deki toplantıda Hilmi benim yerime de vekaleten oy kullandı ve toplantı öncesinde görüştük.

Toplantıdan çıkan en önemli karar sanırım ülkemizde de açık sınıf yarışma kanatlarının yasaklanması yönünde fikir beyan edilmesi oldu. Şu an için federasyondan net bir açıklama gelmese de %99 bu yönde bir gelişme olacak. Ben ve Hilmi'de açık sınıf yarışma kanatlarının yasaklanması yönünde oy kullandık. Malum dünyadaki durum belli . 20yi aşkın ülkede açık sınıf kanatlar yasaklandı ve artık en son FAI 'den sonra PWC 'de yarışmalarında açık sınıf kanatlar ile uçulmasını kısıtlamış durumda. Bizim ülkemizde de gidişat mutlaka o yöne olacak, ve üzücü sonuçlar yaşanmadan bizde kendi kanatlarımızı kendimiz yasaklamış olduk :(.

Genel görüş, uçuştan çok sorumluluktan yan ağır basarak üzücü bir durum gerçekleşmeden bunu engellemek yönündeydi. Malum ülkemizde de belli bir yarışma temposu oluştu ve rekabet giderek artıyor. 2011 e kadar daha önceden açık sınıf yarışma kanatları ile yarışmalar hep oldu ve bazı kazalar hep yaşandı. Fakat 2010 da ozone r10 iki kolonlunun çıkması ve 2011 sezonunda yarışmalarda yer alan diğer firmalarında cevaben iki kolonlu modeller dizayn etmesi ile daha önceki yıllara nispeten kaza yüzdelerinde yükselme oldu. Aslında yukardaki önceki mesajlarda da yazıldığı gibi açık sınıf yarışma kanatları yıllardır tartışılıyordu, artık nihayetine erdi bir bahane lazımdı.

Ülkemiz açısından düşünüldüğünde ise başlıca yasaklama çıkmasının ana sebebi kendi görüşüm açık sınıf kanatlar ile uçmaktan öte 2 kolonlu yarışma kanatlarının yaygınlaşmasından kaynaklı oldu. Çünkü yasaklanmadığı durumda 2 sene içerisinde yarışma kanadına geçen her pilot DHV 2-3 ten 2 kolonlu bir yarışma kanadına geçiş yapacak, öncesinde uçacağı 3 kolonlu bir ara model olmayacak(yarışma kanadı) , ve bunun sonucunda istenmeyen durumlar ile karşılamak kuvvetle muhtemel. 2 kolonlu bir çok yarışma kanadında üreticiler özellikle belirtmekteler " yarışma kanadına ilk geçiş için tercih edilecek bir model değildir " daha önceden 3 kolonlu yarışma kanadı tecrübesi olan pilotlar bu kanatlara dikkat ederek adapte olabilirken DHV 2-3 ten direkt bu tarz bir kanada geçmek kesinlikle yüksek bir risk. Ama malesef önü alınmadığı taktirde yarışma ortamlarının da katkısı ile ülkemizde bir kaç yıl içinde olacak durum bu, ve üzücü durumların yaşanması muhtemeldi. Kısaca bu durum baz alınarak biz de yasaklanması yönünde oy kullandık.

Uçtuğumuz kanatlar artık yarışmalarda kullanılmayan , pilotların özel isteği ile yapılacak special kanatlar olarak tarihte yerini aldı :(, ve kesinlikle ki bu tarz kanatlar ile uçmak yeterli seviye de olduktan snra pilotun kendisinin alacağı bir risktir. Bu noktada kimsenin kimseye bu kanatları tavsiye etme gibi bir durumunun olabileceğini düşünmüyorum. Bizde vebal altında kalmamak için yasaklansın dedik :). Ayrıca artık yarışmalarda da işimize yaramayacak.

Seneye sponsor bulursam yarışabilirim yoksa kanadımla mutlu mesut uçarım.. Maddiyatta bir yere kadar.. :). Sponsor olacak varsa ismini yazayım kanadın üstüne :).

Selamlar.
Yamaç Paraşüt Okulu
www.yamac.gen.tr
Barış Tura
Onursal Üye
 
Mesajlar: 130
Kayıt: Cmt Kas 19, 2005 11:45 pm
Konum: Denizli
Ad-Soyad: Barış Tura

Re: Kanat Dizaynlarında Son Gelişmeler ve 2011 Sezonu

Mesajgönderen maninsky tarih Sal Eki 11, 2011 12:57 am

nihaha şartlar eşitlendi artık gürüşeceğiz o havasından geçilmeyen compiciler 2-3lerin arasında boğulunca havaları nasıl sönücek. kanadı satamadığıma göre sponsor bulursam bende şöle atarlı bi serial kanat alıcam (bide sağlam bi uçuş bilgisayarı tabii) ondan sonra gıcık olduğum ne kadar compici varsa golde onları kahkahalarla karşılıcam.... :twisted:

Çok pis bilenmiş vaziyetteyim
Hobi olarak herkes yamaç paraşütü yapabilir ama pilot olup uçmak isteyen birisi her zaman daha çok teorik bilgiye ihtiyaç duyar. Teoriğini geliştiremeyen "pilot" asla pilot olamaz.
Kullanıcı avatarı
maninsky
Eğitmen
 
Mesajlar: 449
Kayıt: Sal Ara 06, 2005 4:21 pm
Ad-Soyad: TUNAHAN DEMİRCİ

Re: Kanat Dizaynlarında Son Gelişmeler ve 2011 Sezonu

Mesajgönderen Barış Tura tarih Sal Eki 11, 2011 8:59 am

Vaayy. İşte böyle olacak iştee. ;)

Olm Umut bir canavar mı yarattı yoksa onu düşünüyorum :). Yarışma her yerde yarışma er meydanı da burada :). Şartlar biraz daha eşitlendi ve sportif başarı biraz daha ön plana çıkacak bu gelişmeler ile.

Fakat yeni çıkacak olan DHV 2-3 modelleri herkes merakla bekliyor. Artık DHV 1-2 ler gibi normal 2-3 ler ve yarışma serisi 2-3 olarak DHV 2-3 kategorisi bölünecek gibi. Firmalar şu anda yeni sezon için DHV 2-3 güvenlik paramatelerine sahip prototipleri sınırlarının sonuna kadar zorluyorlar ve performansı artırmak için uğraşmaktalar.

Aslında bu bir bakıma iyi. Daha önceden çok fazla güvenlik derdi olmadan sadece uçabilirlik kullanılabilirliğe bakarak performans kanadı üretiyorlardı şimdi ise belli bir güvenlik kalıbında da aynı performans ve kullanılabilirliği hedeflemekteler. Bu da AR-GE sürecinin mühendislik olarak daha doğru bir yöne yönlendirilebileceğini gösteriyor.

Belki 3-4 sene sonra şu anki Compi performanslarında DHV 2-3 modeller görebileceğiz. Olayın nereye gideceği hiç belli olmaz..

Dostum sen bu motivasyonu hiç kaybetme.. Ne kanat , ne pilotaj ne strateji.. Onlar sonra. Önce sendeki lazım

Kaplanın Gözleri :) Eye of the TIGER :)

Yeeeaaa
Yamaç Paraşüt Okulu
www.yamac.gen.tr
Barış Tura
Onursal Üye
 
Mesajlar: 130
Kayıt: Cmt Kas 19, 2005 11:45 pm
Konum: Denizli
Ad-Soyad: Barış Tura

Re: Kanat Dizaynlarında Son Gelişmeler ve 2011 Sezonu

Mesajgönderen Berkay tarih Sal Eki 11, 2011 10:50 pm

Yapıştıııırrrrr.....
Berkay
Mezun Üye
 
Mesajlar: 256
Kayıt: Prş Ara 29, 2005 3:22 pm
Konum: Berkay ikiz

Re: Kanat Dizaynlarında Son Gelişmeler ve 2011 Sezonu

Mesajgönderen maninsky tarih Çrş Eki 12, 2011 1:44 pm

:lol:
Hobi olarak herkes yamaç paraşütü yapabilir ama pilot olup uçmak isteyen birisi her zaman daha çok teorik bilgiye ihtiyaç duyar. Teoriğini geliştiremeyen "pilot" asla pilot olamaz.
Kullanıcı avatarı
maninsky
Eğitmen
 
Mesajlar: 449
Kayıt: Sal Ara 06, 2005 4:21 pm
Ad-Soyad: TUNAHAN DEMİRCİ

Sonraki

Dön Aerodinamik

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir

cron